Fakoemülsifikasyonla katarakt cerrahisinde farklı insizyon ve sütürasyon teknikleriyle meydana gelen korneal astigmatizma ve topografik değişiklikler
- Global styles
- Apa
- Bibtex
- Chicago Fullnote
- Help
Abstract
ÖZET Bu çalışmada 3.2mm ve 5.5mm'lik şeffaf korneal tünel insizyonları aracılığıyla fakoemülsifıkasyon uygulanan benzer yaş gruplarındaki hastalarda; insizyon genişliği ve sütürasyon tekniğinin cerrrahi astigmatizma gelişimi üzerine olan etkileri araştırıldı. GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Göz Kliniği'nde Haziran 2000 ile Haziran 2001 tarihleri arasında iki cerrah tarafından, kataraklı 76 gözün rastgele 21'ine 5.5mm'lik şeffaf korneal tünel keşi sonrasında fakoemülsifıkasyonla katarakt cerrahisi uygulandı,5.5mm optikli PMMA İOL implante edildi ve tek radyal sklerakorneal naylon sütürle keşi kapatıldı.25'ine 5.5mm'lik şeffaf korneal tünel keşi sonrasında fakoemülsifıkasyonla katarakt cerrahisi uygulandı, 5.5mm optikli PMMA İOL implante edildi ve tek çapraz sklerakorneal naylon sütürle keşi kapatıldı.30'una 3.2mm'lik şeffaf korneal tünel keşi sonrasında fakoemülsifıkasyonla katarakt cerrahisi uygulandı, 5.5mm optikli akrilik katlanabilir İOL implante edildi ve sütür kullanılmadı. Bütün vakalara preoperatif,postoperatif 1. hafta, 1.ay ve 1.yıl kornea topografi cihazı ile keratometrik ölçümler uygulandı. Cerrahiye bağlı astigmatizma Cravy'nin aks spesifik yöntemiyle analize edildi. Çalışmamızda takip süresi boyunca en az cerrahi astigmatizma 3.2 mm'lik insizyon grubunda görülürken bu insizyonun daha stabil olduğu ve takip periyodu içerisinde en az asitgmatik değişimin yaşandığı görüldü. 5.5mm insizyon uygulanan gruplarda meydana gelen astigmatizma miktarları 1 yılık takip periyodu içerisinde dalgalanmalar göstermekte ve yara stabilizasyonu daha uzun bir süre gerektirmektedir. Ancak cerrahi astigmatizma miktarları bu gruplarda tolere edilebilir seviyede (tek sütürlü grupta+0.41 D, çapraz sütürlü grupta -0.51 D)' dir. Sonuçta, 3.2mm'lik bir insizyon postoperatif erken görsel rehabilitasyon,erken yara stabilizasyonu ve minimal cerrahi astigmatizmaya yol açarak en ideal yöntem olarak karşımıza çıkmaktadır. 36 SUMMARY In this study, we searched the effects of incisional width and suture techniques in the development of surgical astigmatism in the same age groups who had phacoemulsification with 3.2mm or 5.5mm clear corneal tunnel incisions. Between June 2000 and June 2001 Ophthalmology Clinic of Haydarpasha Military Medical Hospital, 21 of 76 eyes had phacoemulsification cataract surgery after 5.5mm clear corneal tunnel incisions randomly. 5.5mm PMMA İOLs were implanted and were sutured with single radial corneascleral nylon suture. 25 of 76 eyes had 5.5mm clear corneal tunnel incisions, phacoemulsification cataract surgery and 5.5mm PMMA İOLs were implanted and sutured with single cross corneascleral nylon suture. In 30 eyes, after 3.2mm clear corneal tunnel incision cataract surgery with phacoemulsification were done, 5.5mm acrylic foldable İOLs implanted with no suturies. All operations were performed by two surgeon. In all cases, corneal topographies were taken preoperatively and 1 week,lmonth,l year postoperatively.Surgical astigmatism was analyzed with Cravy's axis specific method. The data was analyzed with SPSS (Statistical Package for Social Sciences) for Windows 7.0.The results were statistically significant (P< 0.05). The least surgical astigmatism rate was seen in the 3.2mm incision group.It was also found that this group was stable and had the least astigmatic changes during the follow-up period. During the 1 year follow-up 5.5mm incision groups astigmatic changes were fluctuation and more time for stabilization needed.However surgical astigmatism quantity in the groups were tolerable (one radial sutured group +0.41D,cross sutured group -0.51D). As a result, 3.2mm incision, for having early wound stabilization, early visual rehabilitation and minimal surgical astigmatism, is an ideal method. 37
Collections