Türkiye`de biyografik sinema filminde bellek, çarpıtma ve boş alan: `Veda` filmi üzerinden çalışma
- Global styles
- Apa
- Bibtex
- Chicago Fullnote
- Help
Abstract
Sinemanın toplumsal olay ve olgulardan beslenen, etkilenen bir sanat olduğu aşikardır. Türkiye'de kısıtlı sayıda örneği bulunan biyografik sinema filminin de kamuya mal olmuş kişilerin hayatını kendisine konu etmesi geçmişin olaylarını, anıları tarihsel bir kronoloji içinde ele almasını gerektirir. Bu gereklilik belleğin yeniden üretimi çerçevesinde bir anı oluşturma takıntısına dönüştüğünde ve halihazırda günümüz insanının etrafını çevirmiş olan imge bolluğu ile birleştiğinde artık herşeyden daha fazla ihtiyaç duyulan boş alan kavramını engelleyen bir unsur haline gelmektedir. Belleğin yeniden üretimi sırasında anıların çarpıtmaya uğraması tarihsel olaylarda/eylemlerde eksen kaymasına, kamuya mal olmuş kişilerin bir grup ya da topluluk tarafından kendi çıkarları doğrultusunda kullanılmasına neden olabilir. Bu çalışmanın kendisine örnek olarak seçtiği biyografik sinema filmi olan Veda üzerinden boş alan araması yapılır. Çalışmanın kavramsal çerçevesi Lacan'ın ayna evresi (mirror stage), davranış bilimlerinin çalışması olan yerine koyma (replacement), kök kelime tamamlama (word stem completion) ve tıp alanında yer alan hayalet ağrı (phantom pain) tanımları/doktrinleri aracılığı ile boş alan tarifi yapılarak belirlenir. Anılan kavramlardan hareketle Veda filmi içinde bir boş alanın varlığı irdelenir. Batının 1900 yılından başlayarak günümüze kadar çok sayıda örneklerini verdiği biyografik sinema filmine karşın Türkiye'de yeterince film yapılmadığı bir gerçektir. Güncel bir örnek olan Veda filmi üzerinden irdelenmeye çalışılan biyografik sinema filminde boş alan yaratılmasının önemi vurgulanır. İzleyicisinin doldurabileceği boş alanı içeren biyografik sinema filmi örneklerinin artarak çoğalması bir gerekliliktir. Bu da günümüz Türkiye'sinde toplumsal bölünmüşlüğün giderilmesi için faydalanılacak bir araç olabilir. Çalışmanın bu amaca hizmet etmede bir ilk adım olması umulmaktadır.Anahtar Kelimeler: Biyografik Sinema, Boş Alan, Bellek, Belleğin Yeniden Üretimi, Çarpıtma, ?Veda` Filmi. It is obvious that cinema is an art form that is fed and affected by social events and facts. Biographic cinema, which has very limited examples in Turkey, requires consideration of past events and memories of lives of well-known people in a historical chronology. When this need turns in to an attempt reproducing those memories and is combined with the abundance of images that surround humans in today's life, it becomes an element preventing the existence of the necessary concept of empty space. The distortion of memories during the process of regeneration opens up the possibility that a group uses the historic personalities and events to advance its own agenda. In this study, the concept of empty space is examined in the film called Veda. The conceptual framework of this study is defined by describing empty space using descriptions/doctrines such as Lacan's mirror stage, the construct of replacement and the word stem completion paradigm used in behavioral sciences and phanstom pain, a medical phenomenon. The concept of empty space is examined in Veda using the aforementioned concepts. It is a fact that compared to a large number of biopics produced in the western world from 1900 to date, there are not enough biopics produced in Turkey. Recently made biopic Veda emphasizes the importance of the creation of an empty space in biographic cinema. It is necessary to have more examples of biographic cinema that contain an ?empty space?, which the viewers can fill in. This can also serve as a medium that can be used to alleviate social disunity in Turkey today. It is hoped that this study is a first step in serving this purpose.Key Words: Biopic, Empty Space, Memory, Regenarion of Memory, Memory Distortion, Veda.
Collections