Türkiye`de kamu harcama sürecinde uygulanan tedarik usullerinin yolsuzluk riski açısından analizi
- Global styles
- Apa
- Bibtex
- Chicago Fullnote
- Help
Abstract
Devlet kamusal faaliyetleri kendisi doğrudan kamusal mal ve hizmet üreterek sağladığı gibi kamusal mal ve hizmet sunumunu özel sektörden de satın alabilmektedir. İktisadın temel problemi olan `kıt kaynakların sınırsız ihtiyaçlara tahsisi` söylemi, kamu kaynakların daha iyi kullanımı ve daha fazla fayda sağlaması gibi arayışları da beraberinde getirmiştir. Bu arayışların bir sonucu olarak da kamu harcamalarında etkinlik ve verimlilik gibi kavramlar daha da önem kazanmıştır. Kamu alımlarının etkin ve verimli tedarikinin karşısındaki en büyük engel yolsuzluklardır. Yolsuzluklar özellikle gelişmekte olan ülkelerde toplumsal düzeni bozan, insanlar arasında huzursuzluk yaratan, ekonomiyi temelden sarsan önemli bir sorundur.Kamu harcamalarının tedariki esnasında oluşabilecek yolsuzluk risklerini azaltmak, saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi, güvenirliği, gizliliği, kamuoyu denetimini, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasını ve kaynakların verimli kullanılmasını sağlamak maksadıyla ülkemizde tedarik işlemlerinin temelini oluşturan 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ve ilgili mevzuat yayımlanmıştır. Bu mevzuat ile ihale usulü olarak; açık ihale usulü, pazarlık usulü ihale ve belli istekliler arasında ihale usulü ve bir alım yöntemi olarak doğrudan temin usulü düzenlenmiştir. Çalışmada tedarik usullerinin içermiş olduğu yolsuzluk riski analiz edilmiş ve bu risklerin giderilmesi için alınabilecek tedbirler değerlendirilmiştir. Yapılan değerlendirme neticesinde kamu alım sürecindeki görevliler ile firma yetkililerinin karşı karşıya geldiği ortamların yolsuzluk açısından en riskli alanlar olduğu, ayrıca idare görevlilerine en çok inisiyatif tanıyan pazarlık usulü ihale ve doğrudan temin yöntemiyle yapılan alımların diğer usullere göre daha çok yolsuzluk riski taşıdığı tespit edilmiştir. Bu risklerin azaltılabilmesi için e-ihale sisteminin yaygınlaştırılmasının faydalı olacağı görüşü üzerinde durulmuştur. Government can directly provide public activity through producing public goods and services. It can also provide it through buying public goods and services from a pravatesector. The basic problem of economy is the discourse of `allocation of scarce resources to unlimited requirements`. It brings along quest like more benefit and better use of public resources. As a consequences of that, terms like effectivenessand productivity became important. The most importantobstacle in the efficient and effective supply of public porcurement is malpractice. Malpractise is a big problem indeveloping countries. It destroys social order, creates socialunrest and shakes the foundation of economy.Public Procurement Law with the law number of 4734 and the applicable law is published to reduce the risk of malpractice ocuurs while supplying public expenditures, to producetransparency, competition, equal treatment, credibility,confidentiality, public control to meet the needs at the propercondisiton and time, use sources effiently. With this regulation open tender procedure, negotiated tendering, selective limited tendering are prepared as a tendering procedure. And alsodirect supply tendering is prepared as a purchase procedure.In the study the risks that procurement procedures contain areanalysized and actions that can be taken to reduce those risksare evaluated. As a result of the evaluation it is detected that the situations where the officer who take part in the period of public procurement and staff from the firm met are very risky.Also the purchase which gives more initiative to administrative staff are more risky than the orther types of negotiated tendering and direct supply. Generalising e-tendering system is overemphasized to reduce those risks.
Collections